Boşandıktan sonra çocuğun masraflarını kavgasız nasıl paylaşırsınız?

Her okul gezisi eski eşinizle tartışmaya dönüyorsa kuralları bir sonraki fatura gelmeden, bir kez ve yazılı olarak koyun. Bu yazıda somut rakamlı örnekleri, nafaka ödenmezse başvurabileceğiniz yolları ve para isterken, hayır derken ya da geciken ödemeyi hatırlatırken kullanabileceğiniz hazır mesajları bulacaksınız.

Yazan: Lullia12 dk okuma

Ayrı yaşayan ebeveynler arasındaki para kavgaları çoğu zaman 900 liralık bir okul gezisi ya da dekontu eklenmemiş bir “bana borcun var” mesajı gibi küçük şeylerden çıkar. Hangi masrafları paylaştığınızı ve nasıl böldüğünüzü bir kez yazıya dökün, sonra parayı her seferinde baştan konuşmak zorunda kalmayacağınız bir düzen kurun.

Nafaka ek masrafları da kapsar mı?

İştirak nafakası, velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin çocuk için her ay ödediği paradır. Türk Medeni Kanunu’na göre bu ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine “gücü oranında” katılmak zorundadır. Hakim tutarı belirlerken çocuğun ihtiyaçlarına, ebeveynlerin hayat koşullarına ve ödeme güçlerine bakar. Nafaka da her ay peşin ödenir (TMK 182 ve 330).

Kanun ek masrafları ayrıca saymaz. Okul gezisi, dershane ya da diş teli gibi masrafların nafakadan mı karşılanacağı yoksa ayrıca mı paylaşılacağı da çoğu zaman kararda yazmaz. Dokuz yaşındaki Ada ile on dört yaşındaki Deniz’in annesi Selin’i ve babası Kerem’i düşünün. Kerem “nafakayı veriyorum, kurs da onun içinde” der, Selin “nafaka mutfağa ve servise ancak yetiyor” der ve ikisi de kendi hesabına göre haklıdır.

O yüzden önce elinizdeki kararı, anlaşmalı boşandıysanız protokolü okuyun. Kanun, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkındaki düzenlemenin hakim tarafından uygun bulunmasını şart koşar (TMK 166). Protokole masraflarla ilgili bir madde yazdıysanız o madde de hakimin onayından geçmiştir. Kararda ya da protokolde yazan masraflar için oradaki hükme uyun, yazmayanların kuralını ise ikiniz birlikte koyun.

Ortak masrafların listesini kimse para beklemezken yazın

Bu listeyi sakin bir haftada hazırlayın. Her kalem için önce masrafın ortak mı sayılacağına, ortaksa kimin “evet” diyebileceğine karar verin. Başlangıç için aşağıdaki kalemlere bakabilirsiniz.

  • Yatılı geziler dahil okul gezileri
  • Okul kıyafeti, beden eğitimi kıyafeti ve ayakkabı
  • Kırtasiye listesi, yardımcı kitaplar, tablet ya da bilgisayar
  • Okul servisi
  • Özel okul taksitleri
  • Etüt, özel ders, LGS ya da YKS hazırlığı
  • Spor kulübü aidatı, lisans, malzeme ve deplasman masrafları
  • Müzik kursu ve enstrüman
  • Diş teli ve özel diş tedavisi
  • Gözlük ve lens
  • Özel hastane fark ücretleri, psikolog seansları ve SGK’nın karşılamadığı ilaçlar
  • Telefon, hat ve telefon kırılınca kimin ödeyeceği
  • Kreş, okul sonrası bakım ve bakıcı
  • Yaz okulu ve yaz kampı
  • Sünnet ve sünnet düğünü

“Kim evet der?” sorusunu baştan cevaplamak, paylaşım oranını belirlemekten daha çok kavgayı önler. 3.000 TL gibi bir “önce sor” sınırı koyun. Acil sağlık harcamaları dışında, bu tutarın üstündeki her harcama için parayı ödemeden önce öbür ebeveynden yazılı onay alın. Sınırın altında kalanı o gün çocuk kimdeyse o alır ve kaydeder. Sınır koymazsanız her seferinde ya “bana sormadan kursa yazdırmışsın” ya da “çocuğun ihtiyacı olan şeye para vermiyorsun” kavgasına dönersiniz. Bu sınırı yılda bir güncelleyin, çünkü bugün yüksek görünen tutar iki yıl sonra ancak bir okul gezisine yeter.

Ortak olmayanları da yazın. Selin ve Kerem, bir yıl boyunca öbür evden geri dönmeyen eşofmanlar yüzünden tartıştıktan sonra gündelik kıyafeti ortak masraf olmaktan çıkardı. Bayramlıkları her ev kendisi alıyor. Telefon almak Kerem’in fikri olduğu ve faturayı da o ödediği için Deniz’in telefonu listenin dışında kaldı.

Bazı masrafları önceden görürsünüz. Eylüldeki okul açılışı, kışlık mont ya da aylar önceden kapora isteyen yaz kampları her yıl aynı dönemde gelir. Geçen yılki ek masraflardan size düşen payı toplayın, on ikiye bölün ve her ay o kadarını kenara koyun.

İkinizin de savunabileceği bir oran seçin

En basit yol, masrafları eşit bölmektir. Gelirleriniz birbirine yakınsa bu yolda kimse kendini haksızlığa uğramış hissetmez. Aradaki fark büyükse 30.000 liralık bir yaz kampının yarısı, ebeveynlerden biri için düşünmeden onaylanacak bir tutardır ama öbürü için bir aylık mutfak masrafına denk gelir. Bu durumda az kazanan taraf, çocuğun çok sevineceği şeylere hayır demeye başlar.

İkinci yol, masrafları nafakayı da hesaba katarak gelire göre bölmektir. Kerem ayda net 95.000 TL, Selin 45.000 TL kazanıyor ve Kerem iki çocuk için toplam 15.000 TL nafaka ödüyor. Yalnızca maaşlara bakarsanız oran 68’e 32 çıkar, Kerem de “nafakayı zaten ben ödüyorum” diye itiraz eder. Haksız sayılmaz. Nafakayı Kerem’in gelirinden düşüp Selin’inkine eklerseniz elde 80.000’e 60.000 kalır ve oran yüzde 57’ye 43 olur. Ortodonti tedavisi 120.000 TL tutarsa Kerem 68.400 TL, Selin 51.600 TL öder. Bu yolun bedeli, gelirlerinizi birbirinize açmak zorunda kalmanızdır. Belli bir güncelleme tarihi koymazsanız her maaş zammı da yeni bir tartışmaya dönüşür.

Üçüncü yolda her ebeveyn bazı kalemlerin tamamını üstlenir. Biri bütün spor masraflarını, öbürü okul masraflarını ve gözlükleri öder, böylece kimse karşı tarafa para göndermek zorunda kalmaz. Bu yol az temas isteyen ebeveynlere uyar ve paralel ebeveynlikle de iyi gider. Zorluğu, kalemlerin tutarının nadiren denk gelmesidir. Ada’nın cumartesi sabahları gittiği mahalle voleybolu ucuzdur ama Deniz’in lisanslı basketbol takımı forma, ayakkabı ve deplasman otobüsüyle listedeki her şeyi geçebilir.

Gelire göre hesapladığınız oran 55’e 45’ten daha dengeli çıkıyorsa bence masrafları eşit paylaşın. Fark daha açıksa diş teli, kamp, bilgisayar, dershane ve kulüp ücreti gibi büyük kalemleri gelire göre, küçük kalemleri ise eşit bölün. Oranları da her yıl ocakta, yeni yılın maaşları belli olunca güncelleyin. Selin ve Kerem de böyle yaptı.

Seçtiğiniz yolu mutlaka rakamlarla yazın. “Sporu paylaşırız” gibi bir cümle her sezon yeni bir pazarlık başlatır. “Kerem, Deniz’in basketbol kulübü ücretinin yüzde 57’sini, yani 18.000 TL’lik sezon ücretinin 10.260 TL’sini 1 Eylül’e kadar öder” cümlesi ise tartışmaya pek yer bırakmaz.

Para her seferinde konuşulmadan el değiştirsin

Aşağıdaki düzende geri ödemelerin çoğu kimse yorum yapmadan kapanır. Rakamları kendinize göre değiştirin.

  1. Ödeyen kişi 14 gün içinde tarihi, çocuğu, ne alındığını, tutarı ve kalemi kaydeder, fişin ya da faturanın fotoğrafını da ekler.
  2. Öbür ebeveyn kayıttan sonraki 14 gün içinde payını gönderir ya da aklına takılanı aynı süre içinde yazılı olarak sorar.
  3. Ödemesinin üzerinden 90 gün geçtikten sonra kaydedilen masraf hesaba girmez. Bu kural sert görünebilir ama ikinizi de bir kavganın ertesi haftası gelen altı aylık fiş yığınından korur.
  4. Her ay sabit bir günde hesaplaşırsınız. Kerem’in Selin’e 3.400 TL, Selin’in de Kerem’e 1.150 TL borcu varsa Kerem tek bir havaleyle 2.250 TL gönderir ve iki borç da kapanır.
  5. Para havale ya da EFT ile gider ve açıklamaya “Ada gezi 1 Mart” gibi bir not düşersiniz. Teslim sırasında elden para verilmez, çocuğun eline de zarf tutuşturulmaz.

Nafakayı ek masraflarla aynı havalede göndermeyin. Nafaka için her ay ayrı bir havale yapın ve açıklamaya “Ekim 2026 iştirak nafakası” gibi bir not yazın. İki yıl sonra hangi ayın ödendiği tartışılırsa elinizde banka kaydı olur, elden verilen parayı ise kanıtlamak zordur.

Kayıt için altı sütunlu ortak bir tablo yeter. Lullia aynı işi makbuzlar ve son ödeme tarihleriyle birlikte görür, yapılan ödemeyi de kaydeder ama para transferi yapmaz. Başka neleri kaydetmeniz gerektiğini ortak ebeveynlikte neleri kayda geçirmeli yazısında bulabilirsiniz.

Kavga çıkarmadan nasıl para istersiniz?

Para mesajlarındaki gerginlik çoğu zaman geçmişe yapılan göndermelerden ve “her zamanki gibi” diye başlayan cümlelerden doğar. Öbür ebeveyne yalnızca ödeme yapması için gereken bilgiyi verin. Masrafın ne olduğunu, hangi çocuk için yapıldığını, tutarını, onun payını ve son ödeme tarihini yazın, fişi de ekleyin.

Masrafı siz ödediyseniz şöyle bir mesaj atabilirsiniz.

Kerem merhaba, Ada’nın sınıfıyla gittiği bilim merkezi gezisi 900 TL tuttu, bugün ödedim. Yarısı, yani 450 TL senin payına düşüyor. Dekontu tabloya ekledim. 15 Mart’a kadar gönderebilir misin? Teşekkür ederim.

Tutar sınırı aşıyorsa harcamadan önce sorun. Bu örnekte mesajı Kerem yazıyor.

Deniz bu sezon kulüpte lisanslı basketbol oynamak istiyor. Sezon ücreti 18.000 TL tutuyor, forma ve ayakkabıya da 4.000 TL kadar gider. 3.000 TL sınırımızın üstünde olduğu için önce sana soruyorum. Kayıtlar 20 Ağustos’ta kapanıyor. Senin payına yüzde 43, yani 9.460 TL düşüyor. Olur mu? Olmazsa bu sezonu ben öderim, baharda yeniden konuşuruz.

Hayır demeniz gerekiyorsa mesajınız şöyle olabilir.

Bu yaz 35.000 TL’lik yatılı kampa payımı veremeyeceğim. 5.000 TL verebilirim ya da gündüz yaz okulunu (12.000 TL) her zamanki oranımızla bölebiliriz. Hangisini istediğini cumaya kadar yazar mısın?

Basketbol mesajındaki “bu sezonu ben öderim” cümlesi sayesinde Selin hayır dese de Deniz sezonu kaçırmıyor, Selin’in cevabı da “Deniz’i kim daha çok seviyor” sınavına dönmüyor. Önce çocuğa söz verip öbür ebeveyni oldubittiye getirmeyin. En makul eski eş bile fikri sorulmadan yalnızca haber verildiğini görünce ayak direr. Her mesajı saldırı gibi okuyan bir eski eşiniz varsa eski eşinize kavga çıkarmadan nasıl yazarsınız yazısına bakın.

Ödeme gecikirse ya da gelir değişirse ne yapmalısınız?

Önce kayda bakın ve tutarın doğru olduğundan, sürenin de gerçekten geçtiğinden emin olun. Sonra tek bir hatırlatma gönderin.

Kerem merhaba, Ada’nın gezisinden senin payın olan 450 TL (1 Mart’ta tabloya yazmıştım) henüz gelmedi. 22 Mart’a kadar gönderebilir misin? Bu ara sıkışıksan söyle, başka bir tarihte anlaşalım.

Ertesi sabah ikinci mesajı atmayın, geçen yılın hesabını da açmayın. 450 liralık bir gezi için meseleyi büyütmeye değmez.

Sürekli ödenmeyen şey ek masraflarsa hatırlatmaları artırmak yerine düzeni değiştirin. Bir sonraki büyük kalemin kaydını yaptırmadan önce öbür ebeveynin payını isteyin ya da masrafları kalemlere bölüp kimsenin borçlu kalmadığı bir düzene geçin. Çocuk özel okula ya da dershaneye başladıysa ve tutarlar büyüdüyse nafakanın artırılmasını da isteyebilirsiniz. Kanuna göre durum değiştiğinde hakim, istem üzerine nafakayı yeniden belirler (TMK 331).

Mahkemenin belirlediği nafaka ödenmiyorsa başvurabileceğiniz resmi bir yol vardır. Nafaka kararıyla icra dairesine başvurduğunuzda icra memuru borçluya bir icra emri gönderir ve borcu yedi gün içinde ödemesini ister. Bu sürede ödenmezse zorla tahsile geçilir (İİK 32). Takibe rağmen ödemeyen borçluyu icra mahkemesine şikayet edebilirsiniz. Mahkeme üç aya kadar tazyik hapsine karar verir ve borçlu ödediğinde serbest bırakılır (İİK 344 ve 346). Borçlu nafakanın azaltılması ya da kaldırılması için dava açmışsa hapsin uygulanması o davanın sonuna bırakılabilir. Şikayeti bekletmeyin, çünkü ödenmediğini öğrendiğiniz günden itibaren üç ay ya da her durumda ödeme gününden itibaren bir yıl geçerse şikayet hakkınız düşer (İİK 347).

Bu yollar yalnızca kararda yazan nafaka için geçerlidir. Kararda ya da protokolde adı geçmeyen bir kursun ya da gezinin payı için tazyik hapsi istenemez. Düzenli ek masraflarınız varsa bunları rakamlarıyla karara ya da protokole nasıl geçirebileceğinizi bir avukata sorun.

Eski eşiniz parayı size karşı koz olarak kullanıyorsa, örneğin “dediğimi yapmazsan nafakayı yatırmam” diyorsa, doğrudan temas gerektiren bir düzen kurmayın. Aynı evde yaşamasanız bile 6284 sayılı Kanun ekonomik açıdan zarar vermeyi ve bununla tehdit etmeyi de şiddet sayar (6284 sayılı Kanun, md. 2). Aile mahkemesi bu kanuna göre tedbir kararı verirken eski eşinizin sizi telefonla ya da mesajla rahatsız etmemesine karar verebilir, nafakaya da hükmedebilir (md. 5). Bu kanuna göre bağlanan nafakanın kararı icra müdürlüğüne kendiliğinden gider. Ödeyecek kişi sigortalı çalışıyor ya da SGK’dan aylık alıyorsa, siz ayrıca başvurmadan nafaka maaşından ya da aylığından tahsil edilir (md. 18).

Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) yedi gün yirmi dört saat çalışır. İlinizdeki merkezin adresini ve telefonunu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın sitesinde bulabilirsiniz. Bakanlığın ALO 183 hattı her saat açıktır ve ücretsizdir. Kadınsanız KADES uygulamasıyla ihbarda bulunabilirsiniz. Hemen tehlikedeyseniz 112’yi arayın.

Gelirler de değişir ama mahkemenin belirlediği nafaka bunu kendiliğinden izlemez. Hakim, istenirse nafakanın gelecek yıllarda ne kadar ödeneceğini kararda belirleyebilir (TMK 182 ve 330). Kararınızı açın ve içinde “her yıl ÜFE (ya da TÜFE) oranında artırılır” gibi bir cümle arayın. Böyle bir cümle yoksa ya da iş kaybı gibi büyük bir değişiklik olduysa, miktarı değiştirmek için mahkemeye başvurmanız gerekir (TMK 331). Aranızdaki bir mesaj kararı değiştirmez.

Kararda yazmayan ek masraf oranını ise ikiniz değiştirebilirsiniz. Kerem işini kaybederse yaptığınız geçici değişikliği “1 Mart’a kadar Kerem büyük kalemlerin yüzde 57’si yerine yüzde 30’unu öder, 1 Mart’ta yeniden bakarız” gibi bir bitiş tarihiyle yazıya dökün. Yazıya dökmezseniz ödemeler sessizce durur ve kimse nisana kadar fark etmez.

Çocukları paranın dışında tutun

Çocuğun ne duyması gerektiği yaşına göre değişir. Yedi yaşından küçük bir çocuğun bilmesi gereken tek şey, kendisine bakılacağıdır. Beş yaşındaki çocuğunuz bir gezi yüzünden çıkan tartışmaya kulak misafiri olduysa ona “Para işlerini konuşuyorduk, bunlar büyüklerin işi, sen merak etme” demeniz yeter.

Yedi ile on iki yaş arasında çocuklar kimin neyi ödediğini fark eder, bazıları da yük olduğunu düşünmeye başlar. Ada bir akşam annesine “Babam, gezi pahalı olduğu için mi para vermiyor?” diye soruyor. Aslında geziye gidecek mi diye merak ediyor, bir de bütün bunlar onun yüzünden mi diye endişeleniyor. “Geziye gidiyorsun, parası da ödendi. Kimin ne ödeyeceğini babanla ben konuşuruz, bunu dert etmene gerek yok” diyerek ikisine de cevap verin. Sonra konuyu kapatın.

Ergenler parayı anlar, bu da onları iki ev arasında postacı yapmayı kolaylaştırır. Deniz bir akşam babasına “Annem senin hiçbir şeye para vermediğini söylüyor” diyor. Kerem buna “Para işleri annenle benim aramda kalsın. Annen hakkında seninle konuşmak istemem. Bir şeye ihtiyacın olursa bana söyle, ben annenle konuşurum” diye cevap verebilir. Bir ergen, borç hesabının ayrıntısını bilmeden de bütçenin bir sınırı olduğunu anlayabilir. Ona “Bu yaz yatılı kamp olmuyor, çünkü bütçemi aşıyor. Seni gündüz yaz okuluna yazdırdım” diyebilirsiniz.

Anneanneler ve babaanneler de bu işe kolayca karışır. Babaanne çocuğun yanında “Annen bu ayakkabıyı da mı alamadı?” derse ya da anneanne “baban yine yatırmamış” diye söylenirse büyüklerle ayrıca konuşun. Örneğin kendi annenize “Anne, çocukların yanında para konusunu açmayalım. Bir şey diyeceksen bana söyle, akşam konuşuruz” diyebilirsiniz.

Çocukla öbür eve zarf göndermeyin, para istemeyi ona yüklemeyin, nafakanın geciktiğini ona söylemeyin ve tabloyu ona göstermeyin. Bu kurallar her yaşta geçerlidir.

Para anlaşmanızı tek sayfaya sığdırın

Bir sonraki fatura gelmeden aşağıdaki maddeleri tek bir sayfada toplayın.

  • Kararınızın ya da protokolünüzün hangi masrafları zaten kapsadığını not edin.
  • Ortak masrafları ve her evin kendi karşılayacağı masrafları listeleyin.
  • Masrafları eşit mi, gelire göre mi (nafakayı hesaba katarak), kalemlere göre mi yoksa karma bir yöntemle mi böleceğinizi yazın.
  • “Önce sor” sınırını ve acil sağlık harcamaları için tanıdığınız istisnayı belirleyin.
  • Masrafın 14 gün içinde kaydedileceğini, payın 14 gün içinde ödeneceğini ve 90 günden eski masrafların hesaba girmeyeceğini yazın.
  • Hesaplaşma gününü ve paranın nasıl gönderileceğini belirleyin.
  • Oranları ve sınırı hangi ay güncelleyeceğinizi kararlaştırın.
  • Ödeme gecikince önce bir hatırlatma yapacağınızı, sorun sürerse düzeni değiştireceğinizi ya da resmi yola başvuracağınızı yazın.

Bu sayfayı öbür ebeveyne bir öneri olarak gönderin ve birkaç rakamı değiştirmesini bekleyin. Anlaşamazsanız sayfayı bir aile hukuku avukatına götürün. Doğrudan temas güvenli değilse öneriyi hiç göndermeyin, avukatınız ve mahkeme üzerinden ilerleyin.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Durumunuz için bir aile hukuku avukatına danışın.

Kaynaklar

  1. Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun), md. 166, 182, 327-331(yeni sekmede açılır)Mevzuat Bilgi Sistemi, T.C. Cumhurbaşkanlığı · 2001
  2. İcra ve İflas Kanunu (2004 sayılı Kanun), md. 32, 344, 346 ve 347(yeni sekmede açılır)Mevzuat Bilgi Sistemi, T.C. Cumhurbaşkanlığı · 1932
  3. Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun (6284 sayılı Kanun), md. 2, 5, 14 ve 18(yeni sekmede açılır)Mevzuat Bilgi Sistemi, T.C. Cumhurbaşkanlığı · 2012
  4. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) iletişim bilgileri(yeni sekmede açılır)T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
  5. Şiddete maruz kalındığında(yeni sekmede açılır)T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü

Read this in English