Notlarınıza tarihi, saati, ne olduğunu ve orada kimlerin bulunduğunu yazın, önemli sözleri de söylendiği gibi aktarın. Bir yıl sonra bu notları sizi de eski eşinizi de hiç tanımayan biri okuyabilir ve ona gereken de tam olarak bu bilgilerdir. Eski eşinizin özel hayatını, onun hakkındaki yargılarınızı ve ancak çocuklarınızı sorguya çekerek öğrenebileceğiniz şeyleri dışarıda bırakın.
Ses kaydı konusunda baştan uyaralım. İnternette okuduğunuz kayıt tavsiyelerinin önemli bir kısmı başka ülkelerin hukukuna göre yazılmış. Türkiye’de kendi katıldığınız bir konuşmayı karşı taraftan habersiz kaydetmek bile suç sayılabiliyor.
Sakin bir defter neden kalın bir dosyadan daha iyidir?
Hafıza sandığınızdan daha çabuk bulanır. Altı ay sonra üç ayrı cuma akşamı yaşanan gecikme kafanızda “hep geç kalıyor”a dönüşür, karşı tarafın avukatının ilk yakalayacağı kelime de o “hep” olur. Aynı akşam yazılmış bir not ise saati 18.42 olarak gösterir ve buna itiraz etmek çok daha zordur.
Bu defteri kimlerin okuyabileceğini düşünün. Önce sizin avukatınız ve karşı tarafın avukatı okur. Aile mahkemesi bir psikolog, pedagog ya da sosyal çalışmacı görevlendirdiyse (sosyal inceleme raporunu bu kişi hazırlar) o da okur, en sonunda da defter hakimin önüne gelir. Hepsi hem ne olduğuna hem de bunu yazanın nasıl bir ebeveyn olduğuna bakar. Altmış sayfalık bir şikayet listesi, maddelerin hepsi doğru olsa bile sizi çocuğunuzdan çok eski eşinize kafayı takmış biri gibi gösterebilir.
Daha kişisel bir sebep de var. Gece ikide bir teslim anını kafanızda durmadan yeniden oynatıyorsanız, onu dört kuru satıra dökmek çoğu zaman o sahneyi bırakmanıza yeter.
İşe yarar bir not neye benzer?
İyi bir not altı soruyu cevaplar. Olay ne zaman oldu, nerede oldu, orada kimler vardı, sırasıyla ne yaşandı, hangi sözler söylendi ve siz ne yaptınız? Notu mümkünse aynı gün yazın. Başkasından duyduklarınızı “Can anlattı, …” gibi bir ifadeyle ayrıca belirtin. Kendi gözünüzle gördüğünüz bir şeyle size anlatılan bir şey aynı ağırlığı taşımaz.
Bir yıl sonra da işe yarayacak bir not şöyle olur:
6 Mart 2026 Cuma günü teslim saat 18.00’de, Murat’ın oturduğu apartmanın önünde olacaktı. Murat 18.42’de indi, öncesinde mesaj atmadı. Defne (7) ile apartmanın girişinde bekledik. Murat “Trafik vardı” dedi. Ben “Tamam, pazar 17.00’de görüşürüz” dedim. Defne’nin astım spreyinin ve okuma kitabının çantasında olduğunu Murat’a söyledim.
Aynı akşam içinizden geldiği gibi yazsanız şöyle olurdu:
Murat her zamanki gibi yine 40 dakika geç kaldı. Zaten umurunda değil. Kesin sevgilisinin yanındaydı. Defne perişan oldu, onu toparlamak YİNE bana kaldı.
İkincisi akşam yedide size daha doğru gelir, bir yıl sonra ise hiçbir işe yaramaz. “Her zamanki gibi” ve “yine” defterde olmayan tarihlere gönderme yapıyor. “Umurunda değil” Murat’ın kafasından geçenlere dair bir tahmindir. “Perişan” ise bir sıfattır ve sıfatlar tartışılır. “18.30’da Defne ‘Babam gelecek mi?’ diye sordu. 18.38’de bir daha sordu.” gibi bir satır ise tartışmaya yer bırakmaz. Bir duygu önemliyse onu gösteren davranışı yazın.
İki alışkanlık defteri daha inandırıcı yapar. “Pazar günü 17.00’deki teslim zamanında yapıldı, sorun çıkmadı.” gibi sıkıcı notları da yazın. Kendi aksaklıklarınızı, örneğin yirmi dakika geç kaldığınız o pazarı da deftere geçirin. Zamanında yapılmış dokuz teslimin yanında duran üç gecikmeyi kimse kolayca geçiştiremez.
Deftere neleri yazmalı, neleri dışarıda bırakmalısınız?
Çocuğunuzun bakımını ya da aranızdaki düzeni etkileyen şeyleri yazın:
- Kişisel ilişki günlerinde kaçırılan, geciken, kısa kesilen ya da yeri değişen teslimleri yazın, planlanan saati de gerçekleşen saati de not edin.
- Anlaştığınız değişiklikleri yazın. Değişikliği kim istedi, ne kararlaştırıldı, bu karar nerede yazılı duruyor? Bayramın ikinci gününü değiştirdiyseniz o mesajın tarihi de deftere girer.
- Sağlık ve okulla ilgili gelişmeleri yazın. Neyi, nasıl ilettiğinizi (“Ortodonti sevkini 9 Mart’ta WhatsApp’tan Murat’a gönderdim.”), isteyip de alamadığınız bilgileri ve veli toplantısında öğretmenin söylediklerini not edin.
- Para hareketlerini yazın. İştirak nafakası hangi gün hesaba geçti, gecikti mi, ortak masraflardan ne ödediniz, neyi ne zaman geri istediniz? Dekontlar da bu başlığa girer. Ayrıntıları çocuğun masraflarını kavgasız paylaşmak üzerine yazdığımız yazıda bulabilirsiniz.
- Çocuğun güvenliğine dokunan her şeyi yazın. Arabada çocuk koltuğunun olmaması, çocuğun evde yalnız bırakılması, bir yaralanma, polisin çağrılması ya da teslime ayakta zor duran bir ebeveynin gelmesi bu başlığa girer. Vardığınız sonucu bir kenara bırakıp gördüğünüzü yazın. “Sarhoştu” yazmak yerine “Konuşurken dili dolanıyordu, anahtarı iki kez düşürdü.” yazın.
- Sizin teklif ettiklerinizi de yazın. Doğum gününde görüntülü arama yapmayı ya da kaçan hafta sonunu telafi etmeyi önerdiyseniz bunu deftere geçirin.
Lullia’da değişiklikler ve teslim saatleri ortak takvime o anda, zaman damgasıyla düştüğü için haziranda eski mesajları karıştırıp martta ne olduğunu yeniden kurmanız gerekmez.
Gerisini yazmayın. İki günde gelen bir cevap, tek kelimelik bir “Tamam” ya da bir türlü geri dönmeyen çoraplar gibi canınızı sıkan her küçük şeye bir satır açmak isteyeceksiniz. Bunlar, çocuğunuzu etkileyen ve tekrarlayan bir duruma dönüşmedikçe (üç hafta boyunca imzasız dönen ödev defteri gibi) önemli notların üstünü örter.
Eski eşinizin kiminle görüştüğü, ne paylaştığı ve çocuklar yokken nereye gittiği gibi özel hayatına ait konular da defterin dışında kalır. Yeni partnerinin davranışı çocuğunuzu doğrudan etkiliyorsa olanı yazın. Ama malzeme bulmak için sosyal medya hesaplarını en ince ayrıntısına kadar incelediğinizin bir gün ortaya çıkması sizi hiç iyi göstermez. Akrabalardan, ortak tanıdıklardan ya da eski kayınvalidenizin komşusundan duyduklarınız da deftere girmez. Teşhis koymaktan da kaçının. Bir terapist o kelimeyi bir kez kullanmış olsa bile defterde “narsist” yazmasının size bir faydası olmaz.
Mesajlarınızın dilini eski eşinize kavga çıkarmadan yazmak üzerine olan yazıda anlattık.
Çocukları bu işin dışında tutun
Çocuklarınız sizin muhbiriniz olamaz. “Hafta sonu güzel geçti mi?” diye sormak ilgi göstermektir. “Başka kim vardı? Annen eve birini çağırdı mı?” diye sormak ise sorgudur ve çocuklar aradaki farkı hemen anlar. Diğer evde olanları izleyip size anlatmalarını hiçbir zaman istemeyin. Söylediklerinin defterinize geçtiğini fark eden on yaşında bir kız size bir şey anlatmayı bırakır ve bilmeniz gereken şeyleri de artık söylemez.
Ergenler bazen kendiliğinden atılır. Kavgalarınıza tanık olmuş on dört yaşında bir çocuk, babasının mesajlarının ekran görüntüsünü almayı ya da konuşmalarını kaydetmeyi teklif edebilir. Kibarca hayır deyin ve nedenini söyleyin:
“Sağ ol canım ama babanın mesajlarını ve konuşmalarını bana getirmeni istemiyorum. Babanla aramızdaki meseleleri ben hallederim, bu iş sana düşmez. Orada canını sıkan bir şey olursa bana söyle, ben ilgilenirim.”
Eski eşinizle çocuğunuzun konuşmalarını da kaydetmeyin. Çocuğun çantasında açık bırakılmış bir telefon ya da onun telefonuna kurulan bir uygulama sizi sanık sandalyesine oturtabilir. Türk Ceza Kanunu’nun 133. maddesi, başkaları arasındaki herkese açık olmayan bir konuşmayı konuşanların rızası olmadan bir cihazla dinlemeye ya da kaydetmeye iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörüyor.
Çocuğun siz sormadan anlattığı endişe verici bir şey ise başka bir durumdur. Dokuz yaşındaki Can banyo yaparken “Babam kolumu çok sıktı, canım yandı” derse sakin kalın, onu soru yağmuruna tutmadan konuşmasına izin verin. Şaşkınlığınızı belli etmeyin, anlattığı için teşekkür edin:
“İyi ki anlattın, çok doğru yaptın. Bunda senin hiçbir suçun yok. Ben bunu bize yardım edebilecek biriyle konuşacağım.”
Sonra vakit geçirmeden onun kendi cümleleriyle ne dediğini, saati ve sizin ne cevap verdiğinizi yazın. Bir iz gördüyseniz onu da not edin. Ayrıntıyı çocuktan sökmeye çalışmayın. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 236. maddesine göre suçtan psikolojisi etkilenmiş bir çocuk, soruşturma ve kovuşturmada kural olarak bir kez dinlenir, dinlenirken yanında bir uzman bulunur, gerekirse ifadesi özel bir ortamda alınır. Olayı evde çocuğa defalarca anlattırmak hem çocuğu yorar hem de sonradan “bunu ona annesi söyletti” itirazına kapı açar. Çocuğunuzun doktoruna, okulun rehberlik servisine ya da Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ALO 183 hattına danışabilir, polise ya da savcılığa başvurabilirsiniz. Çocuk şu anda tehlikedeyse 112’yi arayın.
Gizli ses kaydı delil olur mu?
Çoğu zaman delil olmaz, üstelik başınızı da yakabilir. TCK 133’e göre katıldığınız, herkese açık olmayan bir konuşmayı diğer konuşanların rızası olmadan kaydetmek altı aydan iki yıla kadar hapis ya da adli para cezası gerektirebilir. Başkaları arasındaki bir konuşmayı kaydetmenin cezası daha ağırdır, bu kayıtları yaymak da ayrı bir suçtur.
Kaydı davada kullanabileceğiniz de kesin değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189. maddesine göre hukuka aykırı elde edilmiş deliller mahkemece dikkate alınamaz. Boşanma davaları da bu kurala tabidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 19 Kasım 2024 tarihli kararı böyle bir kaydın nasıl ters tepebileceğini gösteriyor. Dosyadaki koca, karısının haberi olmadan ortak eve ses kayıt cihazı yerleştirmiş. Daire kayıtları hukuka aykırı delil saydı, tanık anlatımlarının bu kayıtlara dayanan kısmını da hükme esas almadı. Daireye göre kadına yüklenen “güven sarsıcı davranış” kusuru yalnızca bu kayıtlara dayandığı için kadına yüklenemezdi. Geriye kalan kusurlar dikkate alındığında taraflar eşit kusurlu sayılmalıydı. Kocaya verilen manevi tazminat ile kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi de bu yüzden bozuldu.
Yargıtay’ın kabul ettiği dar bir istisna var. Ceza Genel Kurulu 2011’de oy çokluğuyla verdiği kararda, kendisinden para istenen bir kişinin bu konuşmaları telefonuyla kaydetmesini hukuka uygun saydı. Kurula göre bu kişi ani gelişen bir olayın içindeydi, başka türlü delil toplayamıyordu ve yetkililere başvurma imkanı yoktu. Yargıtay 18. Ceza Dairesi de 2017’de basına yansıyan bir kararında aynı ölçüyü kullandı. Daire, gece çıkan bir kavgada kocasının hakaretlerini cep telefonuyla kaydeden bir kadının kaydını hukuka uygun delil saydı ve kocaya verilen beraat kararını bozdu.
İki karar da ceza davasında verildi. Aile mahkemesinin aynı ölçüyü bir boşanma ya da velayet dosyasında nasıl uygulayacağını önceden bilemezsiniz. İstisna zaten plansız anlar için var. Önceden hazırlanmış, karşı tarafı konuşturmak için açık bırakılmış ya da yetkililere başvurmaya vaktiniz varken yapılmış bir kayıt bu korumadan yararlanamayabilir. Bu istisnaya güvenerek plan yapmayın.
Bir şeyi kaydetmeyi düşünüyorsanız önce bir aile hukuku avukatıyla konuşun. Çoğu zaman daha basit bir yol vardır. Teslimler kötü geçiyorsa yerini okul çıkışına ya da kalabalık bir yere taşıyın. Telefon konuşmaları kavgaya dönüyorsa telefonda tartışmayı bırakıp düzenlemeleri yazılı yapın. Böylece kimseyi kaydetmeden elinizde bir kayıt olur.
Eski eşinizin telefonunu açıp yazışmalarını okumak, e-postasına ya da bulut hesabına girmek ise çok daha ciddi bir konudur. TCK 243 bir bilişim sistemine hukuka aykırı biçimde girmeyi ayrıca suç sayıyor, bu yolla bulunan delil de aynı 189. madde yüzünden büyük ihtimalle hesaba katılmaz.
Ekran görüntülerini ve orijinal mesajları nasıl saklamalısınız?
Size gönderilmiş yazışmalarda durum daha rahattır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 199. maddesi elektronik ortamdaki verileri de belge sayıyor, yani size gelen mesajları ve e-postaları avukatınız aracılığıyla dosyaya koyabilirsiniz. Hem ekran görüntüsünü hem orijinali saklayın. Dosyaya ekran görüntüsünü koyarsınız ama biri “bu oynanmış” ya da “bağlamından koparılmış” derse orijinal yazışmaya ihtiyacınız olur.
Ekran görüntüsü alırken kişinin adının, tarihin ve saatin karede görünmesine dikkat edin, görüntüyü kırpmayın. Görmek canınızı yaksa bile orijinal yazışmayı telefonunuzdan silmeyin. WhatsApp başta olmak üzere birçok uygulama bir sohbetin tamamını zaman bilgisiyle dışa aktarabiliyor, böylece önemli mesajın öncesi ve sonrası da görünür. E-postaları kendinize iletmeyin, orijinallerini saklayın. İletilen bir e-posta, nereden ve ne zaman geldiğini gösteren bilgilerin bir kısmını yolda kaybeder. Bazı uygulamalar ekran görüntüsü aldığınızda karşı tarafa haber verir. Öyle bir uygulama kullanıyorsanız ekranı ikinci bir cihazla fotoğraflayın.
Orijinal dosyayı düzenlemeyin, üstüne not düşmeyin. Notlarınız ayrı bir belgede dursun. İşinize gelen yerinden kesilmiş tek bir ekran görüntüsü, dosyadaki her şeye şüpheyle bakılmasına yol açar.
Paylaşırken de dikkatli olun. Mesajları avukatınıza vermekle sosyal medyaya koymak arasında büyük fark vardır. TCK 132, kişinin kendisiyle yapılan haberleşmenin içeriğini karşı tarafın rızası olmadan hukuka aykırı biçimde alenen ifşa etmesini bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırıyor.
Yedekleri iki yerde tutun, en az biri telefonunuzun dışında olsun. Dosyaları kendiliğinden sıraya girmeleri için “2026-03-06 teslim mesajı.png” gibi tarihle adlandırın. Kağıt fişlerin fotoğrafını fişi aldığınız gün çekin, banka dekontlarını da indirip aynı klasöre atın.
Güvende değilseniz kaydı nasıl tutmalısınız?
Şiddet, tehdit, ısrarlı takip ya da her adımınızı denetleyen bir baskı yaşıyorsanız kaydın nerede durduğu da içeriği kadar önemlidir. Apple’ın Aile Paylaşımı ya da ortak bir Google aile grubu, açık kalmış bir konum paylaşımı, notlarınızı eşitleyen bir tablet, onun kurduğu bir dizüstü bilgisayar ya da tahmin edebileceği şifreler, eski eşinize hâlâ hesaplarınıza ulaşma imkanı veriyor olabilir. Bunların her birini kontrol edin. Yalnızca bu iş için açılmış bir e-posta adresi, telefon dışında bir yedek ve güvendiğiniz birinde duran bir kopya çoğu zaman yeter. İş yerindeki yazıcı bile neyi yazdırdığınızı kaydediyor olabilir.
Deftere, eski eşiniz onu bir gün okuyacakmış gibi yazın. Davada dosyaya giren belgeleri karşı taraf da görür, o yüzden düz ve olgulara dayalı kalın. Bazı şiddet uygulayanlar kayıt tutulduğunu öğrenince daha da sertleşir. Bu riski en iyi siz tartarsınız.
Koruma istemek için kalın bir dosya biriktirmeyi beklemeyin. 6284 sayılı Kanun, şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesi olan kadınları, çocukları, diğer aile bireylerini ve ısrarlı takip mağdurlarını kapsıyor. Tedbir kararı en kolay ulaşabileceğiniz hakimden, mülki amirden ya da kolluktan istenebilir. Kanun, koruyucu tedbir kararı için şiddete dair delil ya da belge aranmayacağını, önleyici tedbir kararının da geciktirilmeden verileceğini açıkça yazıyor. Yaralandıysanız muayene olun ve doktora ne olduğunu anlatın. Hastane kaydı çoğu zaman defterinize yazdığınız her şeyden daha çok iş görür.
Yol göstermesi için her ilde bir Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) var. Kanundaki tanıma göre bu merkezler yedi gün yirmi dört saat çalışır. Adresleri ve telefonları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın sitesinde illere göre listelenmiştir. ALO 183 hattını arayabilir, kadınsanız Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Kadın Acil Yardım İhbar Uygulaması KADES’i telefonunuza kurabilirsiniz. Şu anda tehlikedeyseniz 112’yi arayın. Polis ve jandarma imdat hatlarına da bu numaradan ulaşabilirsiniz.
Kayıt düzeninizi bu akşam kurabilirsiniz
- Kayıtlarınız için tek bir yer seçin. Bu bir not dosyası, kağıt bir defter ya da bir uygulama olabilir ama yalnızca bir tane olsun.
- Ne zaman, nerede, kimler vardı, ne oldu, aynen ne söylendi ve siz ne yaptınız sorularını sayfanın en üstüne yazın.
- Bugün her şey yolunda gittiyse bile bugünün notunu yazın.
- Ekran görüntüleri ve dekontlar için tarihli bir klasör açın, onu telefonun dışına da yedekleyin.
- Kullandığınız hesaplara ve cihazlara başka kimin girebildiğini kontrol edin.
- Ayda bir defteri baştan okuyun. Tekrar eden bir şey varsa onu en üste tek satırla yazın. “Ocaktan marta 13 cuma tesliminin 4’ü 20 dakikadan fazla gecikmeyle başladı.” gibi bir satırı avukatınız da mahkemenin görevlendirdiği uzman da tek bakışta okur.
Neredeyse her yazışmayı deftere geçirir hale geldiyseniz paralel ebeveynlik yazısına bakın. O yazıda ikinizin arasındaki teması en aza indiren bir düzeni anlattık.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir; durumunuz için bir aile hukuku avukatına danışın.