Ayrı yaşayan anne ve babaların çoğu yalnızca teslim sırasında aynı kaldırımda karşılaşır. Bu an haftada bir ya da iki haftada bir tekrarlanır ve çocuk her seferinde sizin yüzünüzü, diğer ebeveynin sesini, kimin kime selam vermediğini dikkatle izler. En sakin teslimler kısa sürer ve hep aynı yerde, aynı saatte yapılır. Yetişkinler de birbirine iki cümleden fazlasını söylemez.
Kimsenin sesini yükseltmemesi tek başına yetmez. Gordon Harold ve Ruth Sellers’ın 2018’de Journal of Child Psychology and Psychiatry’de yayımlanan derlemesine göre çocuklar, anne ve babalarının anlaşmazlığı nasıl dile getirdiğinden ve nasıl idare ettiğinden etkileniyor. Yazarlar bu yelpazenin sessizlikten şiddete uzandığını, etkinin anne ve baba ayrı yaşasa da sürdüğünü yazıyor. Selamsız, buz gibi bir teslim dışarıdan sorunsuz görünür. Altı yaşındaki çocuk ise o sessizliği bir arabadan öbürüne taşır.
Teslimi nerede yapacaksınız?
Önce elinizdeki kararı, dava sürüyorsa tedbir kararını açıp okuyun. Kararda gün, saat ya da yer yazıyorsa ona uyun. Yer yazmıyorsa aranızda kararlaştırın. Cumartesi sabahı kapıda kimsenin doğaçlama yapmaması için bunu WhatsApp’ta tek cümleyle yazıya geçirin.
İlk olarak kapı önünde teslimi deneyebilirsiniz. Bu düzende çocuğu, o sırada yanında kaldığı ebeveyn öbür evin kapısına kadar götürür. Çocuk, kendisini diğer eve sizin götürdüğünüzü görür. “Gitmende sakınca yok” demenin bundan kısa bir yolu yoktur. Bu yöntemin bir bedeli de var. Götürme işi hep çocuğu gönderen tarafa düşer ve biriniz arabasızsa ya da şehrin öbür ucunda oturuyorsa yük çabuk dengesizleşir. Apartmanda oturuyorsanız kimsenin yukarı çıkmayacağını ve teslimin bina girişinde yapılacağını baştan konuşun. Merdiven boşluğunda uzayan bir tartışmayı hem kapı komşusu hem de çocuk duyar.
Arabadan inmeden yapılan teslimde temas daha da azalır. Siz arabada kalırsınız, çocuk apartman kapısına kadar yürür, kapı açılıp diğer ebeveyn el sallayınca hareket edersiniz. Sokak sakinse bu yöntem altı ya da yedi yaşından itibaren çoğu çocuğa uyar.
Okul ya da kreş çıkışında yapılan teslimde iki ebeveyn hiç karşılaşmaz. Cuma öğleden sonra diğer ebeveyn çocuğu okuldan alır, pazartesi sabahı da okula bırakır. Aranızdaki doksan saniyelik bir konuşma bile tatsızlığa dönüyorsa bu yöntemi kullanın. Çocuk o gün servise binmeyecekse hangi gün kimin alacağını servis şoförüne ve okul idaresine yazılı bildirin. Ara tatilde, sömestrde ya da çocuk hastalanıp okula gidemediğinde bu teslim yeri ortadan kalkar. O günler için ikinci bir yeri şimdiden belirleyin.
İki evden biri gerginlik kaynağı olmuşsa AVM girişi, bir fırının önü ya da mahalle parkı gibi kalabalık yerler işe yarar. Ama bu kez çocuk teslim saatini bir otoparkta ya da kaldırımda, çoğu zaman aç ve sıkılmış halde bekler. Bazı aileler kötü bir olaydan sonra teslimi karakol önünde yapmaya başlar. Orada kamera vardır ve polis yakındadır, ama çocuk karakolu görünce “biri bir şey yaptı” diye düşünür. Bu seçeneği yalnızca güvenlik gerçekten gerektiğinde kullanın ve çocuğunuza neden orada olduğunuzu sade bir cümleyle anlatın.
Bir de büyükanne ve büyükbabalar var. Bazı ailelerde teslim babaannenin evinde yapılır ya da anneanne arabada bekler. Kapıda iki yerine dört yetişkin olunca hem seyirci sayısı hem de laf atılma ihtimali artar. Her evden yalnızca bir yetişkin kapıya çıksın, diğerleri içeride ya da arabada beklesin. Annenizin “Bu çocuğun montu neden bu kadar ince?” demesi size küçük bir şey gibi gelir. Çocuk ise o sözü iki ev arasındaki kavganın bir parçası olarak duyar.
Teslim saatini çocuğun gününe göre seçin
İki yaşındaki bir çocuğu tam öğle uykusu saatinde, 13.00’te teslim ederseniz çocuk arabada avazı çıktığı kadar ağlar, siz de içinizden birbirinizi suçlarsınız. Küçük çocuklarda teslimi, çocuk uyandıktan ve karnı doyduktan sonraki bir saate koyun.
Teslim akşamı yemeği kimin yedireceğini de konuşun. Akşam altıdaki bir teslimde ikiniz de çocuğu diğerinin doyurduğunu sanıyorsanız arka koltukta kriz çıkar.
Okul çağındaki çocuklarda en çok ödev sorun çıkarır. Pazar akşamı yapılan bir teslimde hafta sonu ödevinin bitip bitmediği belli olsun, bitmediyse teslim alan ebeveyn bunu bilsin. Teslimi pazartesi sabahı okulda yaparsanız pazar akşamı telaşı ortadan kalkar, ama bu kez hafta sonu çantasının da okula gitmesi gerekir.
Cumartesi kursu, etüt ya da dershane varsa bunu teslimi iptal etmenin gerekçesi yapmayın. Adalet Bakanlığının çocuk teslimiyle ilgili sık sorulan sorular belgesi de hafta sonu kursunun ya da etkinliğinin kişisel ilişkiye engel olmadığını belirtiyor. Çocuğu oraya diğer ebeveyn de götürebilir. Kursun saatini ve adresini mesajla iletin, kitapları çantaya koyun, gerisini ona bırakın.
Vaktinde gelin ve çocuğu hazır tutun. Gecikecekseniz teslim saatinden önce “Çıktım, 17.20’de oradayım.” gibi gerçek bir varış saati veren bir mesaj atın.
Çocuğa ne olacağını da söyleyin. Adalet Bakanlığının UNICEF Türkiye ve Başkent Üniversitesiyle hazırladığı teslim rehberine göre çocuk, onu kimin ve ne zaman almaya geleceğini mutlaka önceden bilmeli. Üç ya da dört yaşındaki bir çocuğa bunu sabah kahvaltıda “Bugün kreşten seni annen alacak, bu gece annende yatacaksın.” diye söyleyin. Altı yaşından sonra buzdolabına asılı bir takvim, değişiklikleri önceden konuşmayı kolaylaştırır.
Kapıda ne söylenir?
Kapıda bir dakikadan fazla durmayın. Selamlaşın, çocuğu ve çantasını verin, sonra gidin.
Çocuğunuza kısa ve sıcak bir şey söyleyin:
“Babanla iyi eğlen. Pazar akşamı altıda görüşürüz, seni seviyorum.”
On dört yaşındaki bir genç daha azını ister ve kapıda sarılmak da istemeyebilir. Ona “Pazar görüşürüz.” demeniz yeter.
“Seni çok özleyeceğim” ve “Bir şey olursa hemen beni ara” cümlelerini söylemeyin. İkisi de sizin duygunuzu çocuğun sırtına yükler. Rehber, diğer ebeveynle keyifli vakit geçirdiği için suçlu hissettirilen bir çocuğun, bu çekişmeden kurtulmak için o ebeveynle ilişkisini tümden kesebileceğini yazıyor.
Diğer ebeveyne yalnızca o akşam için gerekeni söyleyin:
“Merhaba, Ege yemeğini yedi. Okuma kitabını çantanın ön gözüne koydum, pazartesi dikte var.”
Kapıda tartışmalı bir konu açılırsa şöyle diyebilirsiniz:
“Bunu Ege’nin yanında konuşmayalım. Bana yaz, çarşambaya kadar dönerim.”
Karşı taraf konuşmayı sürdürse bile oradan ayrılın.
İki yaşındaki çocuğunuz boynunuza sarılıp ağlıyorsa ona bir kez sarılın, teslim edin ve gidin. Kapıda fazladan geçen her dakika, çocuğun iki yetişkinin gözü önünde bir dakika daha ağlaması demektir. Rehber, çocukların başta isteksiz davransalar da diğer ebeveynle buluşunca genellikle mutlu olduklarını not ediyor. Mümkünse teslim alan tarafın, çocuk sakinleşince “Sokağın başında sustu, şimdi kuru üzüm yiyor.” gibi tek satırlık bir mesaj atmasında anlaşın. Çocuk her teslimde direniyorsa, diğer ebeveynin evine gitmek istemediğinde neler yapabileceğinizi anlattığımız yazıya bakın.
Çantayı çocuğu gönderen ebeveyn hazırlar, teslim alan da gelen her şeyi geri yollar. İlaç çocuğun cebinde gitmez. Kutunun üstüne doz ve saat yazılır, ilaç doğrudan diğer yetişkine verilir. Peluş tavşan gibi bir uyku arkadaşı, onu hangi ebeveyn almış olsa da iki eve de gider.
Mesajları çocuğun eline vermeyin. Nafakanın yatmadığını, dişçi faturasının yarısını ya da yaz tatili planını ne çocuğun ağzından ne de çantaya sıkıştırılmış bir notla iletin. Rehber, ebeveynlerin çocuğu diğeri hakkında bilgi almak için kullanmamasını da açıkça istiyor. Söylenmesi gerekenleri eski eşinize kavga çıkarmadan nasıl yazabileceğinizi ayrı bir yazıda anlattık.
Diğer ebeveyn geç kalırsa ya da hiç gelmezse ne yapmalısınız?
Ne kadar bekleyeceğinizi iş başa düşmeden konuşun. 20 ya da 30 dakika gibi bir süre seçip bunu yazıya geçirin.
Belirlenen saatte tek ve kısa bir mesaj atın:
“Konuştuğumuz gibi AVM’nin ana girişindeyiz. 17.30’a kadar bekliyoruz.”
Süre dolunca da şunu yazın:
“17.30’a kadar bekledik, eve döndük. Defne yanımda, iyi görünüyor. Bu akşam almak istersen haber ver.”
Defne’ye de “Baban gecikti, biz eve gidip yemeğimizi yiyelim. Ne olduğunu sonra öğreniriz.” gibi doğru ve yansız bir şey söyleyin. “Yine mi?” ya da “her zamanki gibi” demeyin, yolda da yorum yapmayın.
Ardından tarihi, kararlaştırılan saati, nerede beklediğinizi, ne zaman ne yazdığınızı ve karşı tarafın cevap verip vermediğini hemen not edin. Sıfat kullanmayın, yalnızca olguları yazın. Lullia kullanıyorsanız bunları ortak takvimde o teslimin altına yazın. Böylece saatler tek yerde durur. Neleri kayda geçirmeye değdiğini ortak ebeveynlikte kayıt tutmayı anlattığımız yazıda bulabilirsiniz.
Kaçırılan bir teslime bir sonrakini iptal ederek karşılık vermeyin. Türk Medeni Kanunu’nun 324. maddesi anne ve babadan her birine, diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelememe yükümlülüğü getiriyor. 2021’de 182. maddeye eklenen fıkraya göre mahkeme, boşanma kararında taraflara bir de ihtarda bulunuyor. Bu ihtara göre kişisel ilişki düzenlemesine uyulmazsa, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. Gecikmeler alışkanlığa dönerse ve yazışmak güvenliyse önce diğer ebeveyne yazın. Sonuç alamazsanız bir aile hukuku avukatına danışın. Biriniz başka şehre taşındığı için düzen artık yürümüyorsa, TMK’nın 183. maddesine göre kararın değiştirilmesi için aile mahkemesine başvurabilirsiniz.
Çocuk size hiç getirilmiyorsa ADM’ye nasıl başvurursunuz?
Elinizde bir karar olduğu halde çocuk size getirilmiyorsa adliyedeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne (ADM) başvurursunuz. Eskiden bu işe icra daireleri bakardı ve direnen olursa çocuk kolluk eşliğinde zorla alınırdı. Rehbere göre bu uygulama “çocuk haczi” diye anılıyordu. 2021’de 7343 sayılı Kanunla bu düzen kaldırıldı. 8 Mayıs 2023’ten bu yana çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarını ülke genelinde ADM’ler, ADM bulunmayan yerlerde ise hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlükleri yerine getiriyor.
Bakanlığın sık sorulan sorular belgesi ve rehber, işleyişi şöyle anlatıyor:
- Başvuruyu kişisel ilişki hakkı olan ebeveyn ya da avukatı, dilekçe ve mahkeme kararıyla yapar. Avukatlık ücreti dışındaki giderleri Adalet Bakanlığı karşılar.
- Teslimi psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci ya da rehber öğretmen gibi bir uzman yürütür.
- Teslim, müdürlüğün belirlediği çocuk görüşme merkezinde yapılır. Odalarda oyuncak ve kitap bulunması, teslimin de kameraya kaydedilmesi öngörülüyor. Taraflar teslim yerini kendi istekleriyle değiştiremez.
- Çocuğu getirmesi gereken ebeveyn onu bizzat getirmek zorundadır. Dede ya da amca onun yerine getiremez.
- Teslim emrine rağmen çocuk getirilmezse uzman bunu tutanağa geçirir. Kişisel ilişkide çocuk bulunduğu yerden zorla alınmaz. Siz bir ay içinde aile mahkemesine şikayet ederseniz diğer ebeveyn üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılabilir.
- Kişisel ilişki hakkı olan ebeveyn de teslim saatinden en az 48 saat önce geleceğini müdürlüğe bildirmek zorundadır. Haklı bir mazereti olmadan birbirini izleyen iki görüşmeye ya da bir yılda üç görüşmeye gelmezse ADM dosyası kapanır, ama mahkeme kararı geçerliliğini korur.
- Çocuk merkezde görüşmeyi reddederse uzman önce çocukla ve iki ebeveynin her biriyle ayrıca konuşur. Çocuk yine istemezse bir görüşme planı hazırlar. Bu görüşmeler bir sonraki görüşme gününe kadar ve her durumda 15 gün içinde yapılır.
Rehbere göre ADM son çaredir ve en iyisi, anne ile babanın teslimi kendi aralarında çözmesidir. Yine de aylardır çocuğunu göremeyen bir anne ya da baba için bu yol, çocuğu kapıdan zorla almaya kalkmaktan çok daha az yaralayıcıdır.
Çocuk eve döndüğünde onu nasıl karşılamalısınız?
Aynı rehber, çocukların görüşmeden sonra bir süre huzursuz, mutsuz ve öfkeli hissedebildiğini yazıyor. Ebeveynler bunu diğer tarafın çocuğa kötü davrandığına yorabiliyor. Oysa rehbere göre sebep yalnızca ziyaretin çocuğa boşanmayı hatırlatması olabilir.
Dönüşte çocuktan az şey isteyen bir düzen kurun. Her seferinde aynı atıştırmalığı hazırlayın ve yatma saatini değiştirmeyin. Çocuğu sorguya çekmeyin. “Babanda kim vardı?” ya da “Annen benim hakkımda ne dedi?” gibi sorular, en yumuşak halleriyle bile çocuğu iki ev arasında haber taşıyan birine dönüştürür.
“Hoş geldin canım. Meyveni kesip masaya koydum. Gelmene sevindim, anlatmak istersen sonra anlatırsın.”
Rehberdeki yaş tablosu, çocukların boşanmaya verebileceği tepkileri sıralıyor. Dönüş akşamlarında bunların bir kısmını görebilirsiniz:
- Üç yaşından küçüklerin uyku ve iştah düzeni bozulabilir. Bu çocuklar sık ağlayabilir, kucaktan inmek istemeyebilir ve yatarken bir ya da iki gece fazladan ağlayabilir. Düzeni hiç bozmayın.
- Üç ile altı yaş arasındaki çocuklar küçük şeylere öfkelenebilir, size yapışabilir ya da bebek gibi konuşmaya başlayabilir. Çocuğun yaşadığını “Bir evden öbürüne geçmenin seni yorduğunu biliyorum.” diyerek siz adlandırın.
- Altı ile on bir yaş arasındaki çocuklar sofrada ters davranabilir, durduk yere ağlayabilir ya da karın ağrısı gibi bedensel yakınmalardan söz edebilir. Asıl anlatmak istediğini çoğu zaman sonra, banyoda ya da arabada ve kimse üstüne gitmediğinde söyler.
- Ergenler çoğu zaman doğruca odalarına gider. Kapıdan bir kez “Yemeği yedide yiyoruz.” diye seslenin, sonra onları kendi hallerine bırakın.
İlk akşamın zor geçmesi olağandır. Ama davranışlar günler geçtikçe kötüleşiyorsa ya da çocuk öbür eve gitmekten korkuyorsa durum farklıdır. O zaman çocuk doktorunuzla ya da okulun rehberlik servisiyle konuşun, gerekirse bir çocuk psikoloğuna başvurun. Çocuğunuz diğer evde güvende olmadığını düşündüren bir şey söylerse onu ayrıntı için zorlamadan dinleyin ve kullandığı kelimeleri aynen yazın. Sonra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ALO 183 hattını, acil bir tehlike varsa 112’yi arayın.
Teslim güvenli değilse ne yapabilirsiniz?
Şiddet yaşandıysa, tehdit varsa, 6284 sayılı Kanun’a göre bir koruma kararı verilmişse ya da diğer ebeveyn teslime alkollü veya madde etkisinde geliyorsa teslimi önce güvenliğe göre planlayın. Seçenekleri en hafifinden en sıkısına doğru sıraladık:
- Hiç karşılaşmayacağınız bir düzen kurun. Örneğin biriniz çocuğu sabah okula bırakır, diğeriniz okul çıkışında alır.
- Kalabalık ve göz önünde bir yerde buluşun, iki evden birinde asla buluşmayın. Yanınıza güvendiğiniz sakin bir yakınınızı alın ya da teslimi onun yapmasını isteyin. Yeni eşiniz ya da kavgaya hazır bir ağabey ortamı yatıştırmaz.
- Elinizde bir kişisel ilişki kararı varsa mahkemeden görüşmenin refakatçi eşliğinde yapılmasını, sınırlanmasını ya da tümüyle kaldırılmasını isteyin. 6284 sayılı Kanun’un 5. maddesi hakime bu yetkiyi veriyor. Kanun’un 8. maddesine göre talebinizi en kolay ulaşabileceğiniz hakime, mülki amire, karakola ya da jandarmaya iletebilirsiniz.
Bakanlığın sık sorulan sorular belgesine göre ebeveynlerden biri hakkında uzaklaştırma kararı varsa ama karar çocuğu kapsamıyorsa kişisel ilişki sürer. ADM bu durumda teslimi çocuk görüşme merkezinde, tarafları karşılaştırmadan, aralarına zaman koyarak ve güvenlik önlemi alarak yapar. Uzaklaştırma kararı çocuğu da kapsıyorsa tedbir süresince kişisel ilişki işlemi yapılmaz. Kararınızın tam olarak neyi kapsadığını avukatınıza ya da bulunduğunuz ildeki Şiddet Önleme ve İzleme Merkezine (ŞÖNİM) sorun.
Acil tehlikede 112’yi arayın. ALO 183 hattı haftanın yedi günü, günün 24 saati açıktır ve yurt içinden aramak ücretsizdir. Kadınlar Emniyet Genel Müdürlüğünün KADES uygulamasıyla telefondan tek dokunuşla ihbarda bulunabilir. Avukat tutacak durumda değilseniz bulunduğunuz ilin barosundaki adli yardım bürosuna başvurabilirsiniz.
Bu kontrol listesinin ekran görüntüsünü alın
Teslimden önce şunları yapın:
- Saati ve yeri yazılı olarak kararlaştırın ve sonra değiştirmeyin.
- Çocuğa bugünün teslim günü olduğunu söyleyin.
- Çocuğun karnını doyurun, uykusunu almasını sağlayın ve ödevinin ne durumda olduğunu öğrenin.
- Çantayı çocuğu gönderen ebeveyn hazırlasın. Uyku arkadaşını çantaya koyun, ilaçların üstüne de dozu yazın.
Kapıda şunlara dikkat edin:
- Bir dakikadan fazla kalmayın ve diğer ebeveyne tek cümleyle bilgi verin.
- Çocuğa bir kez sarılın, ona tek bir cümle söyleyin ve ayrılın.
- Tartışmalı konuları yazılı mesaja bırakın.
Diğer ebeveyn gecikirse şunları yapın:
- Kararlaştırılan saatte bir mesaj atın, bekleme süresi dolunca bir mesaj daha gönderin.
- Saatleri not edin ve eve dönün. Yolda yorum yapmayın.
Teslimden sonra şunlara dikkat edin:
- Çocuğa atıştırmalığını verin, soru sormadan biraz sessiz kalmasına izin verin ve onu her zamanki saatte yatırın.
- Çocuk birkaç gün sonra hâlâ zorlanıyorsa çocuk doktoruna ya da okulun rehberlik servisine danışın.
Bu yazı genel bilgi vermek için hazırlandı ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özellikle mahkeme kararının belirlediği bir şeyi değiştirmeden önce durumunuzu bir aile hukuku avukatına danışın.